Kalbimiz nasıl bir şeydir?

Neden biz onu sağlıklıyken hiç hatırlamıyoruz ve ilk hastalık belirtileri- ağrı, nefes darlığı, çarpıntılar başlayınca hatırlıyoruz? Bu sorulara herkes farklı cevaplar verir. Ancak, bilmemiz gereken bir şey vardır: Kalbimiz bir günde 100 000 bin kere atıyor ve 80 yıllık bir ömürde ise 2 880 milyon kez atmaktadır. İnsanın çok huzurlu olduğu günde bile kalbimiz 13 binden 33 bin litreye yakın kan pompalamaktadır. Başka böyle bir ‘mucize –makinesi’ dünyanın hiçbir yerinde bulunmaz. Kalp ‘ulaşım ağı’ ile vücut hücrelerine insan hayatı için çok önemli maddeler vermektedir: besleyici maddeler, oksijen, mineral tuzları, su e diğer hayati önem taşıyan maddeler… 

Fakat bu dev çalışmayı yapması için, kalbin yeterli gıda alması, belirli bir çalışma ve dinlenme düzeniyle yaşaması ve antrenman yapması gerekmektedir. Bu bizim elimizdedir. Biz kalbimizin çalışması için normal şartlar yaratabiliriz, fakat her zaman yaratamıyoruz. Biz kahveyi, çayı seviyoruz, fakat bu kalp için çok zararlıdır. Tütün veya alkol kullanarak orda bulunan toksinlerle kalbimizi zehirliyoruz, onun normal çalışmasını engelliyoruz.

Eğer biz senelerce kalbimizi düşünmemişsek, kalbimize sürekli olarak yüklenmişsek ve kalbimiz yeterli gıda alamamışsa zamanla yıpranmış demektir. Göğüste ağrılar, solunum güçlüğü, ödem ve diğer üzüntülü durumlar ortaya çıkmaya başlıyordur. Fakat her türlü ilaç – kalp için bir kamçıdır. Ve eğer atı sürekli kamçılarsan uzun süre tahammül edebilir mi? Tabii ki edemez. İnsan doğal olarak çok tembel bir varlıktır, sabahları 2-3 km koşu veya spor yapmaktansa beş, on, veya yüz tane hap kullanmak daha kolay geliyor. Muhtemelen sigara, alkol, yerleşik yaşam, fazla yemek gibi unsurlardan söz etmemiz bile boştur. Sadece insanın mümkün oldukça doktora geç gitmesi ve yaşamı için çok önemli olan ilkeleri hatırlatmak istiyorum. 

Bu ilkeler şunlardır:

 
Fazla yemek yememek;
Yağlı ve kızarmış gıdaları, tuzlu ve çok acı fazla tüketmemek ve tuzun miktarını azaltmak
Alkol ve nikotini tamamen hayatından çıkartmak
Stresli durumlardan kaçınmak, düzenli çalışmak ve dinlenmek
Sporu, beden eğitimini, su sporlarını ihmal etmemek
Yemek listenizi oldukça vejetaryen yemeklerine yaklaştırmak.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir