Halkın büyük kısmı egzamayı derinin alerji olması veya iltihaplanması sırasında oluşmakta olan döküntü, yanıklık hissi ve kaşınma olarak bilmektedir. Döküntünün ortaya çıkma sebepleri kimyasal, ısıl ve mekanik dış faktörlerden kaynaklandığı gibi iç olan böbrek, karaciğer, mide hastalıkları, sinirsel ve endokrinsel sistemlerinden de kaynaklanmaktadır.

Egzama döküntünün türüne ve yayıldığı bölgeye göre her türlü olabilir. En yaygın olan çeşidi gerçek egzama olarak bilinmektedir ve vücudun farklı yerlerinde veya tırnakların bozulmasıyla birdenbire ortaya çıkabilmektedir. Bu tür egzamanın yuvası simetrik şekilde yayılmaktadır ve şişkinlik, kızarıklık, kabarcıklar ve iltihaplanma şeklinde oluşmakta ve daha sonra pullu kabuklanma oluşmaktadır.

Egzamanın diğer türü- okoloranevaya, yuvası simetrik şekilde el ve ayaklardın üst kısımlarında kırmızı mor renkte, iltihaplanma ve kabuklanma şeklinde oluşmaktadır.

Bu tür egzama birde mikroplu egzama olarak ta bilinmektedir.

Disgidrotik egzama genelde avuç içlerinde, ayak topuklarında ve parmakların yan taraflarında oluşmaktadır. Bu bölgelerde şişkinlik, kızarıklık, kabarcıklar, çıkın ve iltihaplanma oluşmaktadır. Birde seboreynaya türü bulunmaktadır. Bu tür egzama genelde kafada saçların arasında, alında, göğüste, kulak ve koltuk altlarında oluşmaktadır. Kızarıklık, çatlaklar ve şişkinlik şeklindedir.

Egzama veya döküntü oluşumunda ilk olarak hastalığın nedeni araştırılmalıdır. Araştırmanın sonuçları özel tedaviyi belirlemekte çünkü egzamanın üniversal bir tedavisi bulunmamaktadır.

Terapini amacı,dolaylı veya dolaysız olarak sinirsel ve endokrinsel sistemlerinden, iç organlardan kaynaklanmakta olan bozulmaları yok etmektir.

Tedavi yöntemi olarak merhem, kopres ve kaşıntıya karşı olan yerel yöntemler uygulanmaktadır. Yerel yöntemler egzamanın safhasına göre yapılmaktadır. Sadece kızarıklık ve kabarcıklar olduğu zaman pudra, merhem, macun; keskin iltihaplanmalarda buruk karışımından pamuksuz kompres, kronik egzamalarda sıcak yerel banyolar, sıcak kompresler, iltihap toplayan merhemler ve ultrafiole ışıkları kullanılmaktadır.

Yaralı bölgeleri ıslatmak veya suyla yıkamak yasaktır, sıvı yağlarla temizlenmeli, rüzgar, sovuk, kar gibi dış etkenlerden rasyonel sargılarla sarılarak korunmalı; hastalığı ağırlaştıran kürk, fanila ve yün gibi kumaşlarla temasdan sakınmalı

Bunu dışında hastaya vitamin ve rahatlatıcı ilaçlar verilmeli ve diyet uygulanmalıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir